SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Tarih Bölümü > Tarih Bölümleri > Atatürk ve Cumhuriyet Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 10-13-2015, 04:13 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart Atatürk Devrimleri

Atatürk’ün cumhuriyetin kuruluşundan sonra yapmış olduğu devrimler ile ilgili bilgi.


Atamız Kahve ıçerken



Yurdumuzda 29 Ekim 1923 tarihinden sonra milletimizin değerlerinin gelişmesine imkân verecek olan Cumhuriyet yönetimi gerçekleşmişti. Atatürk toplum hayatımızın da yeni bir düzene sokulması gerektiğine inanıyordu. Bu inançla, birçok yenilikler, devrimler yapmaya girişti. Bizi ileri milletlerin seviyesine çıkaracak olan bu yeniliklere Atatürk Devrimleri denir.
Bu devrimleri şöylece özetleyebiliriz:
Kıyafet Devrimi: Cumhuriyet’ten sonra, Batı medeniyetine doğru ilerlerken, milletin giyimi zamana, çağa uygun bir biçime sokuldu. 1923- 1925 yılları arasında, giyimle ilgili kanunlar çıkarıldı; çarşaf giymek, peçe takmak yasaklandı. 1925’te de bir kararnameyle, fes denen al başlığın giyilmesi yasaklandı; şapka giyme zorunluluğu kondu. 1934′ te, Kıyafet Kanunu çıkarıldı. Böylece, halkın giyimi de çağdaş uygarlıkların giyim-kuşamına uygun bir hale getirilmiş oldu.
Kültür Devrimi: Cumhuriyet çağına girerken, yurdumuz Batı ölçülerine uygun okullardan büsbütün yoksun değildi. Yalnız, bunların yanı-sıra, mahalle okulları, medreseler de vardı. 1924’te, Tevhid-i Tedrisat (öğretim Birliği) Kanunu çıkarılarak, medreseler, mahalle okulları kaldırıldı; bütün öğretim kurumları Millî Eğitim Bakanlığı’nın elinde toplandı. 1933’te de istanbul Üniversitesi yeniden düzenlendi.
Laiklik: Osmanlı devletinde din işleriyle devlet işleri birbirine bağlıydı. Genç Türkiye Cumhuriyeti kurulunca, din işleriyle devlet işleri birbirinden ayrıldı; laiklik ilkesi benimsendi.
Hukuk Devrimi: Osmanlı devletinde, hukuk kuralları eski çağlardan kalma şeriat hükümlerine dayanıyordu. Cumhuriyetken sonra bu eski kurallar kaldırıldı. 1926’da, Türk Medeni Kanunu kabul edildi. 26 hukuk bilgininin hazırladığı Türk Medenî Kanunu, İsviçre kanunları örnek alınarak düzenlenmiştir.
Takvim ve Saat Devrimi: Eskiden iki ayrı takvim, (hicrî takvim, rumî takvim), alaturka saat kullanılırdı. Bu eski usul zaman ölçüleri Türk toplumunu bütün çağdaş toplumlardan ayırıyordu. 1926 yılında, bir kanun çıkarılarak, bu zaman ölçüleri kaldırıldı; bütün dünyanın kullanmakta olduğu milâdî takvimle, «alafranga» denilen uluslararası saat kullanılmaya başlandı.
Harf Devrimi: Türkler, islâm dinini kabul ettiklerinden beri, Arap alfabesini kullanıyorlardı. Gelgelelim, Arap harflerinin okunması da, yazılması da çok zordu; üstelik, biralay da karışıklığa yol açıyordu. Latin harfleri ise, kolayca okunup yazılabiliyordu. Bundan dolayı, Cumhuriyet kurulduktan sonra, Latin harflerinin kullanılması üzerinde önemle duruldu. 1928 yılında, Harf Devrimi gerçekleşti; Arap harfleri kaldırıldı, yerine Latin harfleriyle yazılan yeni Türk alfabesi kabul edildi. Bu alfabe dilimizin kolaylıkla yazılmasını, bunun sonucu olarak da, herkesin kısa zamanda okuyup yazma öğrenmesini sağladı.
Tarih Devrimi: Atatürk, 1929 yılında, Türk tarihi üzerinde önemle durmamız gerektiğini belirtti. 1931’de de, Türk Tarih Kurumu’nu kurdu. Kurumun yaptığı incelemelerle, yayınlarla, milletimizin nekadar eski bir geçmişi bulunduğunu, Türklerin çok eski çağlardan beri büyük medeniyetler kurmuş olduğunu öğrendik.
Kadın Hakları: Osmanlı devleti zamanında Türk kadım hemen bütün insan haklarından yoksundu. Cumhuri-yet’ten sonra, kadın hakları üzerinde de çalışmalar başladı. 1930’da, kadınlara belediye seçimlerine katılma hakkı tanındı. 1934’te de, kadınlarımız milletvekili seçme, seçilme hakkını kazandılar.
Ölçü Devrimi: Eskiden Türkiye’de uzunluk birimi olarak arşın, ağırlık birimi olarak da okka kullanılırdı. 26 mart 1931’de, Ölçüler Kanunu çıkarıldı. Eski ölçüler kaldırıldı; Batı dünyasının kullandığı metre sistemi birimleri kabul edildi.
Dil Devrimi: Osmanlı devleti zamanında, dilimize pek çok arapça, farsça kelime karışmıştı. Bu yüzden, dilimiz özelliğini yitirmiş, karışık bir dil haline gelmişti; dilimizin zenginliği unutulmuştu. Cumhuriyet kurulduktan sonra, Atatürk dil sorununu da ele aldı, 1932’de Türk Dil Kurumu’nu kurdu. Bu kurum dilimiz üzerinde araştırmalara girişti; Türkçeyi yabancı kelimelerden temizlemeye yöneldi. Atatürk’ün başlıca üç ilkesi vardı: 1) Siyasî bağımsızlık; 2) Ekonomik bağımsızlık; 3) Kültür bağımsızlığı. Bunlardan birincisini Kurtuluş Savaşı ile kazanmıştık; ikincisini yurtta kurulan fabrikalarla, yerli mallarımızla elde etmiş bulunuyorduk; üçüncüsü olan kültür bağımsızlığını da Dil Devrimi ile kazanma yoluna girdik.

Konu buse tarafından (11-21-2015 Saat 05:49 PM ) değiştirilmiştir.
buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:09 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
porno izle bursa escort bursa escort bursa escort bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis sakarya escort sakarya escort pendik escort bayan tuzla escort gaziantep escort