SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Tarih Bölümü > Tarih Bölümleri > Atatürk ve Cumhuriyet Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-02-2015, 09:21 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart Kurtuluş Savaşında Kadınların Önemi, Katkıları

Kurtuluş savaşında Türk Kadını ve Kurtuluş Savaşında Kadınların Önemi, Katkıları Kahramanlıkları ve rolü Hakkında Merak Edilenleri Sizler için ayrıntılı olarak açıklamak istiyoruz. Bir Destanın Altına İmza Atan Türk Kadını Kurtuluş Savaşı Süresince Gerçek Anlamda Devletinin, Milletinin Eşinin, Çocuğunun Yanında Mücadele edip bir destanın altına imza atmıştır.

Kurtuluş Savaşında vermiş olduğu büyük mücadelede erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı silâhı ile savaşarak, cepheye kurşun taşıyarak, yaralı askerleri rehabilitasyon ederek, silâh ve giyecek imal ederek, vatanın kurtuluşunda ve bu günlere erişmemizde hak sahibi olmuştur.
-Tarih süresince Türk kadını, hayatın her evresinde erkeğin yanında bulunarak sorumlulukları paylaşmıştır.
-Kurtuluş Savaşında vermiş olduğu büyük mücadelede erkeği ile omuz omuza cephedeki yerini almış, düşmana karşı silâhı ile savaşarak, cepheye mermi taşıyarak, yaralı askerleri tedavi ederek, silâh ve giyecek imal ederek, vatanın kurtuluşunda ve bu günlere erişmemizde hak sahibi olmuştur.
-İşte o Türk kadını kapanan köyünün yolunu açmaya gelen ekipleri doyurdu, sıcak ekmeğini paylaştı.
-Kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nda Türk kadın savaşçılar Gelibolu Yarımadası’nın her karış toprağında yatan Mehmetçiklerin yanında göğüs göğüse çarpıştı.
Anadolu’nun düşmana karşı şahlandığı ulusal mücadele döneminde Türk kadını vatan savunmasında erkekler ile birlikte çok manalı hizmetler yapmıştır.
Tarih süresince Türk kadını hayatın her evresinde erkeklerin yanında her türlü sorumlulukları paylaşmış, bilhassa Kurtuluş Savaşı’nda, mücadelenin her döneminde bu mukaddes savaşa destek olmuştur. Nitekim Mustafa Kemal
Atatürk “Dünyada hiçbir milletin kadını, ’Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim’ diyemez” demek suretiyle kahraman kadınlarımızın
değerini veciz bir şekilde dile getirmiş ve onları hak ettikleri şekilde onurlandırmıştır.Bilindiği gibi Kurtuluş Savaşı’nda silahlı gücümüzün hayat membaını kadınlarımızoluşturmuş, böylelikle ülkemizin varlığında çok ehemmiyetli bir rol oynamışlarıdır.
Anadolu’nun düşmana karşı şahlandığı ulusal mücadele döneminde Türk kadını vatan savunmasında erkeklerle birlikte çok manalı hizmetler yapmıştır. Bu savaşta Türk kadınının kahramanlıkları, vatan uğrunda hayatını hiçe sayarak yaptığı fedakârlıkları, İstiklal Savaşımızın kazanılmasında en büyük etken olmuştur. Bu nedenle cumhuriyetimizin temelinde Türk kadınının çok büyük emeği, kanı ve gözyaşı vardır.

Ulusal Mücadele’deki isimsiz binlerce kadın kahramanın yanı sıra isimleri hali hazırda zihinlerde olan kadın kahramanlardan bazıları şöyle:

ONBAŞI HALİDE

Romancı Halide Edip Adıvar ise “Halide Onbaşı” olarak İstiklal Savaşı’na katıldı. Uzun müddet cephelerde savaşan Halide Onbaşı, savaş alanındaki faydalılıkları hasebiyle İstiklal Madalyası almaya hak kazandı. Türk bağımsızlık savaşının bir simgesi olan Adıvar, Türk edebiyatına kazandırdığı yapıtlar ile günümüz Türk gençlerine çeşitli dersler vermektedir.

KARA FATMA (FATMA SEHER)

“Kara Fatma” olarak tarihe geçen, 1888 Erzurum doğumlu Fatma Seher, Balkan Harbi’ne, Edirne’de görev yapan kocası subay Derviş Bey ile katılır. I. Dünya Savaşı’nda, ailesinden 9-10 kadınla Kafkas Cephesi’ne gider.
Kara Fatma, Mondros Ateşkesi’nden sonra eşi Ermeniler tarafından şehit edilen kadınları toplayarak, Ermeniler ile çarpışır.
Mustafa Kemal Paşa ile görüşerek görev isteyen, kurduğu milis kuvvetiyle Bursa ve İzmit’in işgalden kurtarılması için mücadele eden Kara Fatma’nın müfrezesinde savaşanların sayısını 350’ye çıkardığı bilinir.
Sakarya ve Başkomutanlık muhaberelerine de katılan ve üsteğmenlik rütbesine kadar yükselen Kara Fatma, 1955 seneninde Erzurum’da vefat ederken, cumhuriyetin temellerinin atılmasında hisse sahibi olmanın mutluluğunu yaşamış kadın kahramanlardandı.
TARSUSLU KARA FATMA, GAZİANTEPLİ YİRİK FATMA
Asıl isimi “Adile” olan, “Adile Hala” ve “Adile Onbaşı” diye hatıralan kadın kahramanın, silah arkadaşları arasında “Kara Fatma” olarak anıldığı bilinir. 8-10 kişilik milis kuvvetiyle Afyon Savaşı’na katılan Kara Fatma, Tarsus’un kurtulmasında büyük faydalılıklar gösterir.
Gaziantepli Yirik Fatma ise Gaziantep’in Fransızlar tarafından daha tümden abluka edilmediği sırada, düşmanın hareket edeceği haberi gelince, buna karşı koymak için yola çıkan milis kuvvetine, itiraz edilmesine karşın zorla katılır.
Milis kuvvetlerine yardım eden “Nafize Kadın”, Yunanlılar tarafından yakalanarak, kuvvetler ile ilgili bilgi alınmak istenir, ama Nafize Kadın eziyetlere karşı koyarak hiçbir bilgi vermez.

İKİ ERKEK ÇOCUĞUNU ŞEHİT VERDİ KENDİ GAZİ OLDU

Yunanlıların İzmir’e girmesiyle Ulusal Mücadele saflarında yerini alan Ayşe Hanım, İzmir’in Yunanlıların eline geçmesi üzerine Aydın’a gider. Aydın civarında kahramanca kavga eden Ayşe Hanımın burada büyük erkek çocuğu şehit düşer. I. ve II. İnönü Savaşlarına katılan Ayşe Hanım, ikinci erkek çocuğunu da bu savaşlarda şehit verir. Sakarya Alan Muharebesi’ne de katılan Ayşe Hanım, bu savaşta kasığından yaralanır ve tedavi gördükten sonra müfrezesine katılır.
GÖRDESLİ MAKBULE
Vatan işgal altındadır; Yunanlılar Sakarya Savaşı’nı kaybetmiş, mevzilerine çekilmişlerdir. Gördesli Makbule, kocası ile çete kurarak dağlara çıkar. 17 Mart 1922’de Kocayayla’da akım eden bir çatışmada Makbule, geri çekilen çete arkadaşlarını kınayarak cesaret verici bir konuşma sonrası düşmana saldırır ve başından aldığı kurşunla şehit düşer. Fakat silah arkadaşları düşmanı yenerler.

FRANSIZLAR’A YANLIŞ YOL GÖSTEREN REHBER KADIN

Adana ve yöresinde Fransızlar’a karşı verilen mücadelede yer alan ve milis kuvvetlerine katılan Rehber Hatice, 8 Mayıs 1920’de milli kuvvetler Pozantı’ya taarruzu başladığında, kritik bir vaziyete düşen Fransızları kandırarak rehberlik eder. Hatice, rehberlik yaptığı Fransızlar’a yanlış yol göstererek Karboğazı’na sokar. Boğazda sıkışan Fransızlar, Türk askerine tutsak düşer.

BİTLİS DEFTERDARININ HANIMI

Kahramanmaraş’ta düşmana karşı verilen mücadelede en fazla faydalılık gösterenlerin arasında Bitlis Defterdarının Hanımı da bulunmaktadır. Bitlis Defterdarının Hanımı denilen bu kadın kahraman da, Kayabaşı Semti’nde 8 düşmanı öldürmüş daha sonra erkek giysisi giyerek milis kuvvetlerine katılır.
TAYYAR RAHMİYE
Adana’nın kadın kahramanlarından Rahmiye Hanım da, 9. Tümen’in 1920 seneyin Şubat ayında Hasanbeyli civarında Fransızlar ile yaptığı muharebeye müfrezesiyle katılır. Muharebe esnasında ateş hattında kalan iki arkadaşını savunmak için ileri doğru atıldığından dolayı kendisine “Tayyar Rahmiye” lakabı verilir.
Temmuz 1920’de Osmaniye’deki Fransız karargahına yapılan hücumda arkadaşlarının tereddüdünü görünce, “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olduğunuz halde yerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” diyerek hücuma geçilmesini sağladığı tarihi kaynaklarda bulunmaktadır
BİNBAŞI AYŞE
İstikbal Harbi hakkında yazılmış yapıtlarda göğüs göğüse çarpışmış pekçok Müslüman Türk kadınlarından söz edilir. Nene Hatun, Kara Fatma, Ayşe Çavuş isimleri pek sık zikredilen şahsiyetlerdir. Binbaşı Ayşe de, ismini hep gönül borcu duygularıyla anmamız şart olan kahramanlar arasındadır. Binbaşı Ayşe, bizzat kendi serüvenini şöyle anlatmaktadır:
“…Büyük harpte Kafkas Cephesi’nde yaralanarak can veren kocamın ve tüm vatan evlatlarının intikamını almaya and içmiştim. Allah, bu fırsatı 15 Mayıs (1)335–(1919)’da bana verdi. İzmir’i Yunanlılar işgal ettiği sırada ilk direncimiz bitip şehre Yunanlılar hâkim olunca Aydın’a gittim. Orada faaliyete geçerek bir Kuva–yı Milliye birliği teşkil edip, bilâhare Nuri Çetesi’ne katıldım. Aydın muharebelerini yaptıktan sonra Koçarlı’ya çekildik. Bu sûretle, bilfiil atıldığım İstiklal Mücadelesi’ne başından sonuna kadar katıldım.
İlk kez Sakarya’da sol kasığımdan piyâde kurşunu ile yaralandım. Gezici hastanede rehabilitasyondan sonra tekrar müfrezeme iltihak ettim. Büyük Taarruz’da Mürsel Paşa Fırkası’na iltihak ettik. Ve Ahır Dağları’ndan düşman gerilerine akmağa memur edildik. İzmir’e ilk giden birlikler arasında ben de vardım. Ancak, aynı zamanda bilyeyle sol bacağım kırıldı.”…
Binbaşı Ayşe, kocasının en değerli birer yâdigârı olarak gizlediği süslerini satarak at, mavzer, giysi ve çizme tedarik etmiş ve bu mücadelede, derece derece terfi ederek Binbaşılığa kadar yükselmiştir.
SÜREYYA SÜLÜN HANIM
İşte kahraman Türk kadınlarından bir kahraman; Ulusal Mücadele yıldızlarından bir yıldız daha: Süreyya Sülün Hanım…Van’da doğmuştur. Yaşadığı kasaba, düşmanın korkunç zulüm ve tarruzuna maruz kalmış, babası şehit olmuştur. Nihayet, biraraya gelen beşyüz civarında cengaver, Erek kasabasında toplanarak aziz topraklarını savunmaya karar verirler. Ve tabii, Süreyya Sülün hanım ve üç kardeşi de bu kahramanlar alanındadır.
…Yoğun bombardıman altında ilerleyerek Karaköse’ye gelen bu kahraman Kuva–yı Milliyeciler, Murat Irmağı boylarında tam bir buçuk ay düşmanla çarpıştılar. Beyazıd’a doğru yürürken yürekler acısı bir manzara ile karşılaştılar. Binlerce Türk köylüsünün eziyetler içinde can vermiş cesetlerini gördüler. Bu mezalimi yapan düşmana kinle taarruz edenlerin başında Süreyya Sülün hanım vardı…
Iğdır civarında kanlı çarpışmalar oldu. Düşman birlikleri çok kuvvetli ve Rusya’dan devamlı surette destek alıyordu. Beşyüz yiğit, senemeden, kaçmadan döğüştüler. Can veriyor, teslim olmuyorlardı. Bu muharebede Süreyya Hanımın üç kardeşi ansızın şehadet şerbetini içtiler. Kardeşlerinin kollarında can vermesine karşın senemedi ve cenk alanını ayrılmadı. Kala kala dört kişi kalmışlardı. Daha sonra Karaköse’ye çekilen Süreyya Sülün Hanım, burada Ziverbey Taburu’na iltihak etti. Bir ara yaralandı ve Erzurum’a döndü
NENE HATUN (1857 – 1955)
Tarihimize “93 Harbi” isimiyle geçen Türk-Rus savaşında Erzurum’un Aziziye Tabyası’nda gösterdiği kahramanlıkla ismini tarihe yazdıran Türk kadını. Erzurum’da doğdu, tam doksansekiz sene orada yaşadı. Bir kahramanlık simgesi olarak tanındı ve anıldı. Ömrünün son demlerini “Üçüncü Silahlı güç’nun annesi” olarak geçirdi. 1955 yılında “Yılın Annesi” seçildikten sonra, 22 Mayıs 1955 günü Erzurum’da zatürreeden vefat etti, Aziziye Şehitliğine gömüldü.
Nene Hatun, Erzurum’da dogdu. 98 yil Erzurum’da yasadiktan sonra yeniden Erzurum’da, zatürre hastaligindan hayata vedâ etti. Ölümünden üç ay önce Türk Kadinlar Birligi tarafindan ANNELER ANNESI seçilmisti.
NEZAHAT HANIM
Gördes ve Inönü alan savaslarinda , çarpismalara katilan 70. Alay Komutani Hafiz Halit Beyin kizi olan Nezahat Hanim 8 yasinda öksüz kalmis ve babasiyla cephelerde dolasmistir. Askerlere hizmet ve cesaret veren Nezahat Hanim’in 100 den fazla düsman askeri öldürdügü bilinmektedir

buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:49 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
porno izle bursa escort bursa escort bursa escort bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis sakarya escort sakarya escort pendik escort bayan tuzla escort gaziantep escort