SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Eğitim > Eğitim Bölümleri > Coğrafya

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-01-2015, 09:06 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart Türkiye’deki Endemik Bitkiler

ENDEMİK BİTKİLER

Coğrafya Dersi konu anlatımlarında sizlere Türkiye’deki Endemik Bitkiler Nelerdir Kısaca Hakkında Bilgileri ayrıntılı olarak sizlere sunuyoruz. Dilerseniz bu bilgi notumuzdan kısaca ve özet çıkararak yararlanabilirsiniz, dilerseniz ise tam metin olarak yararlanabilirsiniz.
Endemik, alanları belirli bir ülke veya bölgeye ait, mahalli, ender ve çok ender bulunan türler. Latince endemos (indigenous) kelimesinden gelir ve “yerli” mananında kullanılır.
Endemik alan; bir ada, bir yarımada veya bir dağ olabileceği gibi birkaç metrekarelik alanlar da olabilir. Türkiye endemik bitkiler açısından dünyanın ehemmiyetli ülkelerinden birisidir.

Yurdumuzun politik sınırları içerisinde tabii olarak yetiştiği halde başka hiçbir yerdeyetişmeyen, diğer bir söylemle dünyada yalnız ülkemizde yetişen bitkiler Türkiye endemikleri olarak adlandırılır. Yurdumuz endemiklerinin sayısı 3000 dolaylarında olup endemizm oranı %33 civarındadır.(Davis, 1965-1988). Ülkemizde endemik tür sayısı diğer Avrupa ülkeleriyle mukayese ettiğinde ülkemizin bu zenginliği daha iyi anlaşılır. Avrupa ülkeleri arasında en çok türe sahip olan ülke Yunanistan olup 800 civarındadır. Aynı şekilde endemik türlerce zengin İspanya ve Sırbistan’da ise bu sayı 400-500 arasındadır.
Ülkemizdeki endemik türelerin en ehemmiyetlilerinden birkaçı; Kazdağında orman alana getiren Kazdağı göknarı (Abies equi-trojani), Eğridir güneyindeki Kasnak meşesi (Quercus vulcanica), Köyceğiz-Dalaman arasında yaygın olan Sığla ağacı veya Günlük ağacı ve ormanları (Liquidambar orientalis), Beşparmak Dağları (Ege bölümü)ndaki Kral eğreltisi (Osmunda regalis) ile Datça yarımadasında bulunan Datça hurması (Phoneix theophrasti)dır. Yurdumuzun özellikle dar derin yarılmış dağlarla kaplı alanlarında endemiklerin sayısı bir hayli yüksektir. Bunun yanında bilhassa Pleistosen’deki abuhava koşullarına göre yetişmiş ve dağılma olanağı bulmuş, ama son zamanlarda özellikle dağlarla kaplı bölgelerimize lokal alanlarda hayatiyetlerini sürdüren çeşitli flora bölgelerine ait bitkiler görülür. Örnek olarak, Karadeniz Fitocoğrafya Bölgesindeki Akdeniz personelleri, Nur, Dedegöl, Ağrı, Nemrut, Mercan(Munzur) dağlarındaki nemli ılıman ve nemli soğuk bitkilere örnek verilebilir.
Bunun yanında ülkemizde Konzervatif endemikler yanında, yeni gelişmekte olan progresif endemikler de bulunmaktadır. Bu bakımdan ülkemiz, hem çeşitli familyalara ait hem de endemikler yönündende çok zengindir.
Türkiye’de yetişen endemik türler tabiatta, aşırı yayıltma, yangın, şuursuz kesim, söküm,ıslah çalışmaları, yapılaşma, şehirleşme ve herbisit kullanımı gibi çeşitli tehlikelerle karşı karşıyadır.Bu negatif etmenler bazı vakit bitkinin yok olmasına ve bir manada yer yüzünde ortadan kalkması mananına gelmektedir. Ekim ve arkadaşları(1985) yaptıkları çalışmada endemik türlerin 12’sinin neslinin tükendiğini belirlemişlerdir[kaynak belirtilmeli]. Bu olumsuz etmenler giderek bitkilerin vaziyetlerini belirleme ve ihtiyaç duyulan tedbirleri alma ihtiyacını doğurmuştur. Bu ihtiyacayardımcı olmak emeli ile “Beynelmilel Tabiat ve Doğal Kaynakları Savunma Birliği(IUCN)” heyetmiştir. Bu kuruluş yapığı çalışmalarla bitkiler için tehlike sınıflarını belirlemiş ve kritik vaziyetteki bitkileri buna göre değerlendirerek Kırmızı Bülten denilen “Red Veri Book ” isimli Yapıtı ortaya çıkarmışlardır. Bu çalışmalardan sonra aynı kategoriler asal alınarak “ Türkiye’nin Nadir ve Endemik Nebatları ” isimli bir kırmızı bülten hazırlanmıştır.
Türkiye’deki Kimi Endemik bitki Türleri
Yemeklik Endemik bitkiler
İnsanlığın beslenmesinde kilit rol oynayan tarla bitkilerinin % 30’u Anadolu’dan orijin almıştır (Sözgelimi: kiraz, badem, kayısı, buğday, nohut, mercimek, incir, lale, kardelen ve çiğdem).Ülkemiz endemik nebatlarından bazıları kültür nebatlarını içermekte, kültür nebatları olmayan kimi yabani bitkiler de kültür nebatlarıyla beraber yemek malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Türk mutfağının zenginleşmesi ve rakipsiz olması açısından bu nebatlar ehemmiyet arz etmektedir.
Orkide :
Ülkemizde endemik orkide çeşitleri vardır. Bunlardan sahlep yapılabilmekte, K. Maraş şehrinde ise dondurmalara katılmaktadır. Maraş Dondurmasının tanınmış olmasının kaynağında orkidelerden ele geçirilen sahlep önemli rol oynamaktadır. Nitekim bu şehrimizde endemik olarak Cephalanthera kotschyana, Dactylorhiza Osmanica (Osmaniye orkidesi) orkideleri yetişmektedir.
Badem:
Ülkemizde endemik badem ağaçları bulunmakta olup, bunlar Elazığ, Hakkari, Mersin, Maraş ve Van’da yetişmektedirler.
Tere:
Salatalarda kullanılan terenin ülkemizde birkaç endemik çeşidi olup, bu türler ülkemizin Adana, Bitlis, Hakkari, Kastamonu, Konya, Maraş, Niğde ve Van şehirlerinin endemik nebatlarındandır.
Kuşkonmaz:
Ehemmiyetli bir besin maddesi olan kuşkonmaz sebzesinin ise 3 şehrimizde endemik olarak bulunduğu bilinmektedir. Antalya’da Asparagus Lycicus (Likya kuşkonmazı), Konya ve Mersin’de Asparagus Coodei, Yeniden Konya’da Konya’nın antik dönemdeki ismiyle adlandırılan Asparagus Lycaonicus (Likonya veya Konya Kuşkonmazı)
Pancar:
Ülkemize endemik olan iki adet pancar bitkisi vardır ve isimleri bulundukları bölgelerle alakalıdır. Adanada Beta Adanensis (Adana pancarı) ve Çanakkalede Beta Trojana (Troya Pancarı).
Kiraz:
Ülkemiz kiraz çeşitleri açısından da endemik bitkilere sahiptir. Sözgelişi Amasya, Erzurum, Kayseri, Niğde ve Tokat şehirlerinde Cerasus İncana, Erzincanda Cerasus Erzincanica (Erzincan kirazı), Sivas’ta Cerasus hippophaeoides türleri ülkemizin endemik kirazlarını oluşturmaktadırlar.
Nohut:
Antalya’da Cicer İsauricum, Mardinde Cicer reticulatum ülkemizin endemik nohutlarıdır.
Keten:
Dokumacılık ve yemek sektöründe istifade edilen keten nebatının endemik çeşitleri açısındanülkemiz oldukça zengindir. Bir hayli şehrimizde bu bitkinin birkaç tane endemik olanı görülmektedir. Sözgelişi Adanada Linum Pseudanatolicum, Amasyada (4 adet endemik) Linum ..anatolicum (Anadolu keteni), Ankarada (3 tane), Antalya’da (3 tane) Linum Pamphlyicum (Pamfilya keteni), Denizli (3 adet ) örnekleri verilebilir.
Kekik:
Endemikkekik türleri açısından da ülkemiz çok zengindir. Örnek olarak; Adanada Origanum amanum (Amanos kekiği), Afyonda Origanum Sipyleum (Spil kekiği), Tuncelide Origanum munzurensis (Munzur kekiği) sayılabilir.
Madımak:
Kırsal kesim insanlarımızda ehemmiyetli bir yiyecek maddesi olan, hem de türkülerde dahi isimi geçen madımak nebatının ülkemizde zengin endemik türleri olduğu görülmektedir. Sözgelişi Afyonda Polygonum Afyonicum (Afyon madımağı), Antalyada P. salebrosum, Kayseride Polygonum cappadocicum (Kapadokya madımağı), Muğlada P. Karacae, Samsunda Polygonum Samsunicum, (Samsun madımağı), Sivasda Polygonum Sivasicum (Sivas Madımağı) verilebilecek örneklerdir.
Armut:
Ülkemizin endemik armut çeşitleri açısından da zengin olduğu görülmektedir. Sözgelimi;Antalyada Pyrus boisseriana… crenulata, Bingölde Pyrus yaltirikii, Bitlis, Diyarbakır, Samsun ve Elazığda Pyrus Syriaca, Hakkaride Pyrus Hakkairica ve P. Solicifolia (Hakkari 3 adet armut çeşidi ile en zengin ilimiz), Uşak’ta Pyrus Anatolica örnekleri verilebilir.
Çavdar:
Ülkemizde bir tane endemik çavdar nebatı vardır (Secale cereale …ancestrale). Bu nebatımız Ağrı, Bingöl, Gümüşhane, Kars, Kayseri, Mardin, Muş; Nevşehir, Tunceli ve Van şehirlerinde doğal olarakyetişmektedir.
Çemen:
Çemenin zengin endemik türleri Anadoluda bulunmaktadır. Sözgelişi Ankara, Bilecik, Muğla ve Urfada trigonella Cretica, Antalyada Trigonella Lycica (Likya çemeni), Mersin’de Trigonella cilicica (Kilikya çemeni), Muğla ve Bursada T. Sirjaevii örnek gösterilebilir.
Üvez:
Türkiyenin tek endemik üvez çeşidi Rize şehrinde bulunmaktadır: Sorbus caucasica var. yaltirikii. Ancak bu üvez türünün savunması gerekmekte olup yok olma tehlikesi altındadır.
Adaçayı:
Ülkemiz endemik adaçayı türleri açısından çok zengindir. Bir çok şehrimizde ansızın fazla endemik adaçayı türleri bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse; Adanada Salvia cilicica (Kilikya adaçayı), Afyonda Salvia Pisidica (Pisidya adaçayı), Aydın ve İzmirde Salvia Smyrnaea (İzmir adaçayı), Malatyada Salvia… euphratica (Fırat adaçayı), Yozgatta Salvia Yosgadensis (Yozgat adaçayı) enteresan isimli adaçaylarıdır.
Safran:
Literatürdeki ismi Crocus(Çiğdem) olan safran nebatı Safranbolu’da yetişmektedir. Safran, mahalli bir yemek olan Zerde Tatlısı ve pilavlarda kullanılmaktadır. Safranbolu ve etrafı de endemik Çiğdem çeşitleri açısından zengindir (Crocus Ancyrensis, Crocus Biflorus, Crocus Danfordae, Crocus Abantensis, Crocus Pastolazzae).
Turp:
icotia carnosula isimli turpgiller ailesine üye endemik bir nebat Antalya ve Muğla’da yetişmekte, yöre insanı bu bitkiyi taze veya pişirerek yemektedir.
Kuzey Kıbrıs’a Has Endemik Bitkiler
1 – ) Delephinium CASEYI
(Casey’in Hezaranı)
En nadir rastlanan Kıbrısa has bir türdür. Sadeçe St. Hilarion kalesinin Güney batısında kayalık tepe doruklarında bulunur. Mayıs ve Haziran aylarında uzun gövdesinde bir düzine veya daha fazla koyu menekşe renkli, uzun boru biçiminde çiçekler açar.
2 – ) Arabis CYPRIA
(Kıbrıs Kazteresi)
Mart ve Nisan’da yumuşak, tüylü, rozet teşkil eden yaprakları ve beyazdan pembeye kadar değişen renkli çiçeklerini taşıyan başakları, çıplak kayaç yarıklarında ( St. Hilarion kalesinde) görülür. Gölgelik yerleri çok sever. Uzun, ince tohum taşıyan baklaları, bilhassa çiçekleri kaybolduktan uzun bir süre sonra farkedilebilir.
3 – ) Brassica HILARIONIS
(Sent Hilarion Lahanası)
Büyük etli yaprakları, bir metreye kadar yükselen, kalın gövdeleri ve Marttan Hazirana kadar iri, krem reginde beyaz çiçekli başakları ile bize mahsus türlerin en büyüğüdür ve bir lahanadan beklenenden daha güzeldir. Ekseriyetle yüksek yerlerde yetişmesine karşın bazende yağmurlar ile taşınan tohumları sayesinde alcak yerlerdede yetişir.
4 – ) Silene FRAUDATRIX
(Alevkaya Sinekkapanı)
Pembe ve Beyazın değişik renk tonlarında çiçkleri ile bu incecik, narin müchevher, Mart ve Nisan aylarında açar. Alevkayasında gölgeli yamaçlar üzerinde, çoğu kez servi ağaçları altında, bazen münferit örnekler ve bazende büyük guruplar halinde bulunurlar. 10 santimetre den fazla büyümezler. Mevsimden sonra tohumlarından başka hiçbirşeyleri kalmaz.
5 – ) Dianthus CYPRIUS
(Kıbrıs Karanfili)
Karanfilgiller familyasından olan bu küçüçük karanfilin soluk pembe çiçekleri vardır ve Haziran ayından sonra, yarım metreden uzun, ince fakat sağlam gövdeler üzerinde taşınır. Taç yapraklıdır, yaprağının ucu sivri, pürüzlü ve beneklidir. Yüksek ve çıplak kayalar üzerinde kümeler halinde yetişirler.(Alevkayası ve Kantara Kalesi)
6 – ) Rosularia CYPRIA
(Kıbrıs Rozetotu)
Damkoruğugiller familyasındandır. Krem beyazı, hafif yapışkan yıldız şeklindeki çiçekleri ve rozet teşkil eden etli yaprakları vardır. Kıbrıs soluk rozetotu ile ayni özelliklere sahiptir ve onları birbirlerinden ayırmak oldulkca zordur. Yalnızca çiçekleri büyüdüğünde Kıbrıs rozetotunun daha geniş, yeşil çanak yaprakları ile ayırt edilirler.
7 – ) Rosularia PALLIDIFLORA
(Kıbrıs Soluk Rozetotu)
Damkoruğugiller familyasındandır. Krem beyazı, hafif yapışkan yıldız şeklindeki çiçekleri ve rozet teşkil eden etli yaprakları vardır. Kıbrıs rozetotu ile ayni özelliklere sahiptir ve onları birbirlerinden ayırmak oldulkca zordur. Yalnızca çanak yapraklarının dar ve soluk yeşil rengi sayesinde Kıbrıs rozetotundan ayırt edilir.
8 – ) Sedum LAMPUSAE
(Lapta Damkoruğu)
Damkoruğugiller familyasınının bir başka azasıdır. Çok sayıda yeşilimsi kahverengi çiçekli etli yaprakları ile Kayakoruğuna benzer. Yaprakları dipten çıkar ve rozet teşkil eder. Çoklukla Kuzey dağ silsilesi süresince, kaya yarıkları ve daha önceki duvarlarda yetişir. Bitkinin bir ferdi 2 veya daha fazla sene yaşayabilir, ancak Haziran – Ağustos ayları arasında bir defa çiçek açtıktan sonra can verir. İsmini eski sahil kasabası Lambousa’dan almıştır.
9 – ) Pimpinella CYPRIA
(Kıbrıs Taç Anasonu)
Küçük beyaz çiçekleri ile bir başka Maydonozgildir. Kenarları dişli yaprakçıkları ile birleşik alt yaprakları ve çoğunlukla ucu 3 dişli, dar parçalı üst yaprakları arasındaki farklılıktan en güzel şekilde ayırt edilmektedir. 60 santimetre. den kısa bir nebattır. Sent Hilarion’un doruğuna çıkan merdiven basamaklarının her iki yanındaki yamaçlarda yaygındır ve Kuzey Dağ Silsilesinin kuzeye bakan diğer bir hayli gölgeli yetişme muhitinde görülmüştür. Nisan ve Mayıs’ta küçük beyaz çiçekler açar.
10 – ) Limonium ALBIDUM
(Kıbrıs Soluk Denizlavantaçiçeği)
Dişotugiller familyasındandır. Kalın çok senelik, kazık kökü kaya yarıklarına bir kama gibi sokulur ve lavanta mavisi çiçekli dalları yalınız 20 – 30 cm yükselir. Dipten çıkan yapaklarının muntazam rozet şeklinde dizilişi ile diğer türleriden ayrılmaktadır. Kıbrısın sahilleri oyunca bulunmaktadır.
11 – ) Onosma CAESPITOSA
(Küme Sincarı)
<img=http: img242.imageshack.us=”” img242=”” 2223=”” 11ms8.jpg=””>
Kısa yapraklı birçok sürgünleri 20-30 cm. yüksekliğinde çiçekli gövdeleri ile yan yana, birlikte kümeler oluşturmaktadır. Çiçeklerinin kapalı bir kangal gibi dizilmesi bu familyanın tipik özelliğidir. Çiçekler tabanından yukarıya doğru açıldıkça kangal düzelmektedir. Böylelikle olgunlaşmış çiçekler altın küpeler gibi aşağı doğru sarkar. Kırmızı veya mavi çiçekleri vardır; üç Onosma türünün altın sarısı ve boru şeklindeki çiçekleri bir kural dışı teşkil eder. Yaprakları, gövdesi ve çanak yaprakları ince beyaz sert tüylerle örtülüdür. Mart’tan Mayıs’a kadar çiçek açar ve yüksek kaya yarıklarında bulunabilir.
12 – ) Origanum SYRIACUM
(Kıbrıs Beyaz Kekiği)
Çok dallanan yarım metreden yüksek demetler oluşturan ünlü baharat nebatının, bize has bu variyetesidir. Lapta’da belirli bir yerde, çayırlı bağlamalar üzerindeki dar sınırlar içerisinde yetiştiği görülmektedir. Dikdörtgen şeklindeki dört sıralı başaklar üzerinde sıkıca dizilmiş yeşil çiçek yaprakların arasından her defasında birer veya ikişer ufacık beyaz çiçekleri görünür. Yaprak altı kuvvetli damarlı ve çok az tüylüdür. Çeşitli kekik (Marjoram) türlerinde olduğu gibi bundanda güzel kokulu bir yağ ele geçirilir.
13 – ) Salvia VENERIS
(Değirmenlik Adaçayı)
Her ne kadar çiçeği çay yapımında kullanımına alışmış olduğumuz Salvia fruticosa’ya benzerse de bu baharat bitkisi ile ortak yanları azdır. Yaprakları yassı, keçeli, rozet şeklinde, basık ve yere yakındır. Nisan başı veya Nisan’da kısa gövdeleri göründüğünde üstü soluk mavi, altdudağı beyaz, soluk-sarı benekli, iki renkli çiçek taşırlar. Çiçekleri kokusuzdur. Bize mahsus türler içerisinde belirli bir yere en çok bağımlı olanlardan biridir. Yalnız Değirmenlik’in civarında ayrışmakta olan kumtaşı tepelerinde veya köyün kuzeyindeki koyu gri yamaçlar üzerinde bulunur. Kireçtaşı üzerinde yetişmez.
14 – ) Sideritis CYPRIA
(Kıbrıs Sivriçayı)
Kuzey Dağ Silsilesinin güney tarafında yüksek düzeylerde kireçtaşı yarıklarında büyüyen, tavşan kulakları gibi, dipten çıkan gümüşi, yünlü yaprak kümeleridir. Çiçekleri gövdeleri üzerindedir. Yalnız erişilmesi zor ve keçilerden arındırılmış yerlerde, yarım metre yükseklikteki sapları ve belirli aralıklarla dizilmiş, kaseye benzer çift çiçek yaprakları ile Haziran’dan Ağustosa kadar görülebilir. Çiçeklerin kendileri yalnız pek az müddet için çiçek yaprakların üzerinde saklıca görünmeyi muvaffak olur; sarı olup, kenar ve üzerlerindeki çikolata kahverengisi alışılmamış renkleri itibariyle aranıp bulunmaya değer.
15 – ) Phlomis CYPRIA
(Sent Hilarion Kudüs Adaçayı)
Parlak altın renginde, bitişik, sık bir şekilde dizili, bir biri arkasına açılan çiçekleri ile çok dikkati çeken bir bitkidir. Sent Hilarion’un tepesinde güney tarafında, Nisan-Haziran arasında görebilirsiniz. Servili tepe ve Alsancak’ta da bulunmaktadır. Ayni türün daha dar yapraklı bir diğer variyetesi, yalnız Güneyde volkanik tepe yamaçları üzerinde yetişir. Herikisi de Kıbrıs’a özgüdür. Bir diğer tür, Phlomis brevibracteata, hem Kuzey Kıbrıs’ta Kantara civarında ve hem de Güneyde aynı şekilde çoğunlukla kireçtaşı üzerinde yetişir. Phlomis cypria’nın(Sent Hilarion Kudüs-Adaçayı) her iki variyetesinden çiçek tepelerini çevreleyen çok kısa çiçekyaprakları ile ayrılmaktadır .
16 – ) Scutellaria CYPRIA
(Sibthorp’un Kasideotu)
Ballıbabagiller familyasındandır. Bu türün çoklukla “Dudaklı” çiçeği vardır. Yalnız dudaklarının altındaki borunun S kıvrımı ve koyu fesrenkli alt dudağı ile üzerindeki sarımtırak büyük kir tamamiyle bellidir ve hiçbir yanılgıya alan vermez. Özgü türlerinin en yaygın olanlarından biridir, en yüksek yamaçlarda ağaç altlarında, sahile yakın yerlerde çalılar arasında büyümekte ve Karpaz yarımadasının tepelerine kadar uzanaktadır. Çanak yapraklıdır. Nisan – Mayıs ayları arasında kırmızı ve sarımtırak lekeli çiçekler açar.
buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 05:37 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
porno izle Bodrum rent a car bursa escort bursa escort bursa escort free bets bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis izmir escort sakarya travesti abcd