SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Eğitim > Eğitim Bölümleri > Tarih Ve İnkilap

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05-17-2015, 07:23 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) Hakkında Bilgi

Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET)
Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu (Ortak pazar) kuran antlaşma, Roma’da 25 Mart 1957’de imzalandı ve 1 Ocak 1958’de yü*rürlüğe girdi.
Yeni topluluğun görev ve amacı;
  • bir ortak pazar kurmak ve üye devletleri gi*derek birbirlerine yaklaştırarak toplulu*ğun bütünü içinde iktisadi etkinlikleri uyumlu bir biçimde geliştirmek,
  • sürekli ve dengeli bir büyüme sağlamak,
  • istikrarı ar*tırmak,
  • yaşama düzeyini hızla yükseltmek
  • birleştirdiği devletler arasında daha sıkı ilişkiler kurmaktır.
Roma Antlaşması’nda şu noktalar önemlidir:
1. Topluluğun te*melleri (üye devletler arasında gümrük ta*rifelerinin ve kontenjanların kaldırılması ve üye olmayan ülkelere karşı ortak tarife uy*gulanması yoluyla malların serbest dola*şımı; ortak bir tarım politikası izlenmesi; kişilerin serbest dolaşımı-işçilere uygula*nan ve ulus esasına dayanan ayrımcı iş*lemlerin kaldırılması ve yerleşme özgür*lüğü; hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımı; ortak bir ulaşım politikasının saptanması);
2. Topluluğun iktisat politi*kası (işletmeler arasında malların üretim ve dağıtımının iyileştirilmesine hizmet eden, teknik ya da ekonomik ilerlemeyi güçlendiren anlaşmaların tanınması; üre*timi, teknik gelişme ve yatırımları sınırlan*dırmayı ya da pazarları ve hammadde kaynaklarını bölüştürmeyi ya da ticari or*taklar arasında eşit olmayan koşullar ya*ratmayı öngören anlaşmaların yasaklan*ması; dampinglerin ve vergi ayrımlarının yasaklanması; iktisadi ve toplumsal yasa*lar arasında yakınlaşma sağlanması).
Antlaşma sınırsız bir süre için yapılmış ve bir yeniden gözden geçirme yöntemi öngörülmüştür; her Avrupa devleti, eski üyelerin oybirliğiyle onaylaması koşuluy*la, topluluğa üye olmayı isteyebilir. Top*luluk herhangi bir üçüncü devletle, dev*letler birliğiyle ya da uluslararası örgütle anlaşmalar yapabilir. Belçika, Fransa, İtal*ya ve Hollanda ile özel ilişkileri olan Av*rupa dışındaki ülke ve bölgeler de top*luluğa ortaklık bağıyla bağlanmıştır. Or*tak pazar’ın on yıllık bir geçiş dönemi için*de gerçekleşmesi için belirli aşamalar ko*nulmuştur. Bu süre gerektiği takdirde on beş yıla çıkartılabilir. Çeşitli üye ülkelerin bazı özel çıkarları göz önünde tutularak birtakım korunma hükümleri de öngörül*müştür. Ortak pazar’ın 1963’ten bu yana hızlanan uygulamaları, 1965’te ortak ta*rım fiyatlarının saptanması sırasında bir bunalım geçirdi.
Çeşitli topluluklar için ortak bir merci olarak çalışan Avrupa Parlamentosu’na karşı sorumlu bir Komisyon’a sınırlı bir dü*zenleme ve yasama yetkisi tanınmıştır. Fakat, gerçekte yürütme ve yasama yet*kileri, mutlak gücü yalnızca Roma Antlaş*ması çerçevesinde üstlenilen yükümlülük*lerle sınırlandırılmış bir çeşit senatonun elindedir; bu, her üye devletin bir bakanıyla temsil edildiği, kararlarını oybirliğiyle ya da büyük bir çoğunlukla alan bir Konsey’dir. Gerek Komisyon, gerek Konsey, mesleki ve teknik nitelikte çeşitli danışsal kurum*ların yardımından yararlanır. Bunların en önemlileri Ekonomik ve sosyal konsey, Para komitesi ve Ulaştırma danışsal ko*mitesidir.
Bundan başka (işveren ve iş*çi temsilcilerinden oluşan özel bir Komi*te’nin yönetiminde) bir Avrupa sosyal fo*nu da kurulmuştur. Fon’un görevi, geçiş dönemi süresince üye devletlerin, Ortak pazar’ın kurulmasından doğacak bazı ko*şullar altında, işçilerine verimli bir iş sağ*lamak ve yeteri kadar ücret almalarını ola*naklı kılmak için üstlenecekleri giderlerin yarısını karşılamaktır. Ayrıca, bir de De*nizaşırı ülke ve toprakları kalkındırma fo*nu vardır.
Roma Antlaşması aynı zaman*da bir Avrupa yatırım bankası kurulması*nı da öngörmüştür. Bu bankanın kuruluş sermayesi üye ülkeler tarafından karşıla*nacak ve banka, istikraz tahvilleri çıkar*tabilecektir. Amacı, kredi ve garanti ver*mek suretiyle Ortak pazar’ın düzenli kal*kınmasına katkıda bulunmaktır. Banka, en az gelişmiş bölgelerin kalkındırılması*nı hedef alan projeler (Güney İtalya’nın sanayileştirilmesi amacıyla borç para ve*rilmiştir), birkaç ülkenin ortaklaşa hazırlayacakları projeler ve modernleştirme, onarım ve yeni etkinlik alanları yaratma projeleri konularında karar alma yetkisi*ne sahiptir.
31 Aralık 1992’ye kadar Avrupa iç pa*zarında tam birlik ve serbestiği öngören “Avrupa tek senedi” 1 Temmuz 1987’de yürürlüğe girdi. Maastricht’te (Hollanda) yapılan doruk toplantısında tam bir eko*nomi ve para birliği konusunda yeni bir ortaklık anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre 1 Ocak 1999’dan önce tek para (ekü) yaratılacak. Maastricht anlaşması AET ülkelerinde peyderpey halkoyuna sunulmaktadır. Anlaşma Fransa’da kıl pa*yı farkla onaylanırken Hollanda’da çok az farkla (% 50,7) redde uğradı, İrlanda’da % 69’la onaylandı.
Parasal alanda, AET birbirini izleyen farklı sistemler benimsedi. 1958 Avrupa para anlaşması, değeri altın cinsinden ifa*de edilen, ABD dolarıyla eşdeğer bir he*sap birimi kurdu. 1972’de uygulamaya konulan Avrupa “para yılanı” ise, üye ül*keleri (bunlardan bir kısmı AET dışında bulunuyordu), paralarının paritesini bazı dar sınırlar içinde (% 2,25) tutmakla yü*kümlü kılıyordu. Para yılanı, 1972’den 1978’e kadar krizden krize düştü. Bunun yerine benimsenen Avrupa para sistemi (bu sistem, bir hesap ve referans parası olan Ecu’de [European currency unit ya da Avrupa para birimi] eşit olmayan mik*tarlarda temsil edilen çeşitli ulusal para*ların değerine dayanır), yeniden parala*rın birbirlerine oranla belli bir istikrar için*de tutulmasını genel ilke olarak kabul et*ti. Avrupa para sistemi, bir paranın izin ve*rilen dalgalanma marjını aşmasını önle*mek için, merkez bankalarının müdaha*lede bulunmasını öngörür.
Art arda gösterdiği genişlemelerden önce de, AET, dünyanın en başta gelen dışalımcısıydı; bu genişlemelerden son*ra, aynı zamanda dünyanın en başta ge*len dışsatımcısı oldu.
AET- Türkiye İlişkileri
Türkiye, başlan*gıcından bu yana, 1958 Roma Antlaşması ile kurulan Avrupa Ortak Pazarı’na ilgi gösterdi. Türkiye, AET ülkeleriyle sadece aynı Batı kurumları içinde işbirliği yap*makla kalmıyor, sıkı dış ticaret ilişkileri de sürdürüyordu. Bu dönemde dışsatımın yaklaşık % 40’ı Batı Avrupa’nın bu altı ül*kesine yapılıyor, dışalımın da % 30’u aynı kaynaktan sağlanıyordu. Türkiye, üye ol*mak üzere Ortak pazar’a 1959’da baş*vurdu. Dört yıl süren görüşmelerden son*ra toplulukla Türkiye arasında 12 Eylül
1963’te Ankara Anlaşması imzalandı. Türkiye bu anlaşmayla AET’ye “tam üye” olarak değil “ortak üye” olarak katıldı.’ Tam üyeliğe geçiş için, Türkiye’nin, Ro*ma Antlaşması’ndan doğan tüm yüküm*lülükleri üstlenebileceğini göstermesi gerekiyordu.
Toplulukla Türkiye arasında ortaklık re*jimini yürütmek üzere şu iki organ kurul*du: (a) Ortaklık konseyi: Ortaklık rejiminin asıl karar alma merciidir;
(b) Türkiye top*luluk, karma parlamento komisyonu: Av*rupa parlamentosu ile TBMM arasındaki işbirliğini yürütür.
Ortak üyeliğin üç aşaması vardır:
(a) hazırlık dönemi,
(b) geçiş dönemi,
(c) son dönem.
1 Aralık 1964’te başlayan hazırlık dö*nemi 5 yılı kapsıyordu. Bu süre bittiğin*de 11 yıla kadar bir uzatma istemek mümkün olduğu halde Türkiye bu ek sü*reyi istemedi. Bu dönemde Türkiye top*luluğa herhangi bir ödün vermeksizin ekonomisini güçlendirecekti.
Geçiş dönemi, emeğin serbest dolaşı*mına, sanayi ürünlerinde gümrük birliği*ne ve tarım ürünlerinin serbest dolaşımı*na hazırlık niteliğindedir. Bu amaçlara na*sıl varılacağı, 23 Kasım 1970’te imzalanan katma protokol ile saptandı. Katma protokolle birlikte, geçiş döneminde top*luluğun Türkiye’ye verebileceği krediler*le ilgili 2. mali protokol de yürürlüğe gir*di. Katma protokol geçiş döneminde şu gelişmeleri öngörmektedir:
  • Sanayi ürünlerinde gümrük birliği; topluluk, katma protokol’ün yürürlüğe girmesiyle (1 Ocak 1973), bazı istisnalar dı*şında Türkiye’den gelen sınai ürünlere uyguladığı gümrük vergilerini sıfıra indir*mekte ve miktar kısıtlamalarını kaldırmak*tadır. Buna karşılık Türkiye 1967 yılında topluluktan yaptığı dışalımın yüzde 55’i için 12 yılda ve yüzde 45’i için 22 yılda gümrük vergilerini sıfıra indirmeyi taahhüt ediyordu.
  • Tarım ürünlerinde tercihli sistem: Türkiye, geçiş dönemi süresince tercihli gümrük tarifesine tabi üçüncü ülkelerden farklı durumda değildir. Ödünlerden ya*rarlanabilecek ürünlerin listesi katma protokole eklenmiştir. Tarım alanında Türki*ye’ye düşen yükümlülük, 22 yıllık sürenin bitiminde topluluğun ortak genel tarife*sine uyacak biçimde kendi tarım politika*sını düzenlemesidir.
  • Emeğin serbest dolaşımı: Katma protokol, en geç 1 Ocak 1986’dan itiba*ren, işçilerin serbest dolaşımının ortaklık konseyince saptanacak yöntemler çerçe*vesinde gerçekleştirilmesini öngörür.
  • Krediler: 2. mali protokol ile Türki*ye’ye, katma protokolün imzalanmasını izleyen 5,5 yıl sonra kullanılmak üzere, düşük faizli 195 milyon hesap birimi tuta*rında kredi ve ayrıca Avrupa Yatırım Bankası’nca özel sektöre 25 milyon hesap bi*rimi tutarında kredi verilmesi kararlaştırıl*mıştır.
  • Ekonomi politikasında uyum: Geçiş döneminde, Türkiye’nin rekabet ve ver*gileme konusunda topluluğun geliştirdi*ği mevzuatla kendi mevzuatı arasında uyum sağlaması beklenmektedir.
  • Son dönem: Ankara Anlaşması’na gö*re, geçiş döneminin tamamlanacağı, katma protokolün yürürlüğe girişinin 22. yı*lından itibaren (1995) son dönem başla*yacaktır. Ancak bu dönemin kaç yıl sü*receği belirtilmemiştir.
Türkiye ile aynı üretim yapısına sahip Yunanistan’ın 1981’de, İspanya ve Por*tekiz’in 1986’da tam üye olarak AET’ye katılmasına ek olarak, AET’nin yükseltti*ği gümrük duvarları ve özellikle tekstil ürünlerine uygulanan ithalat kotaları, Türkiye’nin bu ülkeler topluluğuna karşı etkin bir rekabette bulunmasını güçleştir*di. Bu da, Türkiye’nin 1980’li yıllarda AET’ye tam üye olarak katılma işlemini yeniden gündeme getirdi.
Türkiye tam üyeliğe geçişi isterken, türk işçilerinin AET ülkelerinde serbest dolaşım hakkını sağlamayı amaçlamakta ve Ankara Anlaşması’nın 12. katma protokolün 36. mad*desine göre dolaşım serbestisinin 1 Ocak 1986’dan itibaren başlaması gerektiğini öne sürmektedir, işsizlik oranı yüzde 15 dolayında olan Türkiye, özellikle serbest dolaşım konusunda hassastı. Nihayet, AET ülkeleriyle daha sıkı bir rekabetin türk sanayisinde etkinliği artırması beklen*mektedir.
Buna karşılık AET üyesi ülkeler, Türki*ye’nin tam üyeliğini tartışmakta isteksiz*dir. Türkiye’nin tam üyeliğe geçişini ön*leyen engellerden biri, AET ülkelerinin içinde bulunduğu iktisadi bunalımdır. Ör*neğin, Avrupa Parlamentosu’nun, ilke ola*rak Türkiye’nin tam üyeliğine karşı çıkma*yan, diğer gruplara oranla daha ılımlı bir tavır alan muhafazakâr alman ve ingiliz üyeleri bile, AET’nin karşı karşıya bulun*duğu iktisadi güçlükleri öne sürmektedir. İktisadi bunalım, genelde, AET ülkeleri*nin, Türk işçilerinin serbest dolaşımına ve Türkiye’nin tam üye olması halinde topluluğun üzerine düşecek yüke karşı çıkma*larına yol açmaktadır.
Türkiye’nin kısa sürede tam üyeliğini önleyen diğer engeller arasında, hızla ar*tan nüfusunun dini-kültürel özelliklerinin Batı Avrupa’nınkine benzememesi, demokrasiye geçiş döneminde bulunması, iktisadi gelişme bakımından AET ülkelerinden geride olması, katma protokolün 1978’de dondurulmuş olması sayılabilir (Haziran 1986).
buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 08:07 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
karşıyaka escort bursa escort bursa escort bursa escort bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis sakarya escort sakarya escort pendik escort bayan tuzla escort maltepe escort escort kartal ataşehir escort kadıköy escort bostancı escort seks hikayeleri gaziantep escort ankara escort markantalya escort gaziantep escort izmir escort