SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Eğitim > Eğitim Bölümleri > Tarih Ve İnkilap

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 05-18-2015, 10:23 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart İttihat ve Terakki Cemiyeti Hakkında Geniş Bilgi

İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ
Osmanlı toplumunda gizli dernek (1889), sonradan siyasal parti (1908).
İttihat ve Terakki’yi Doğuran Siyasal Ortam ve Gelişmeler
1865’te Yeni Os*manlıların (Namık Kemal, Ziya Paşa, Ali Suavi) çabalarıyla başlar. Bu akı*mın önde gelenlerinin Avrupa’ya kaç*maları, orada Mısır Prensi Mustafa Fa*zıl Paşa tarafından desteklenerek açık muhalefete geçişleri, 1876’da Birinci Meşrutiyet hareketine başlangıç oldu. Abdülaziz’den sonra V. Murat’ın taht*tan indirilmeleriyle oluşan Birinci Meşrutiyet Meclisi II. Abdülhamit’in 14 Mart 1878’de kapatmasıyla Jön Türkler dönemi başladı. Özellikle yurtdışında II. Abdülhamit’in kişiliğine ve yönetimine karşın basın yayın yo*luyla yoğun bir hareket başladı. Yeni Osmanlılar (Genç Osmanlılar) deyimi de yerini Jön Türkler’e bıraktı.
Meşru*tiyet yönetimine yeniden kavuşmak ve birtakım özgürlükleri elde etmek amacıyla yoğunlaştırılan çabalar, İttihad-i Osmani Cemiyeti’ni doğurdu. Yurtdışında ise Ahmet Rıza Bey, Cemiyet’in temsilciliğini üstlendi. Bazı üyelerinin Avrupa’ya kaçması, Avrupa’daki Jön Türkler ile sıkı düşünsel bağın kurulmasına yol açtı. Bu arada 1895’te Cemiyet’in, Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti olarak ad değiştirmesi ve yeni etkin konumuna ulaşması gerçekleşti, böylece Paris’te, Kahire’de, Cenevre’de şubeler açıldı. Paris’te*ki şube Meşveret, Kahire’deki Kanun-i Esasi, Basiretül Şark, Hak ve sonradan İçtihad ve Cenevre’deki Osmanlı adlı gazetelerle düşünsel te*mel oluşturulurken baskı karşısında kaçan Mizancı Murat, İbrahim Temo, İshak Sükuti, Tunalı Hilmi, Akil Muh*tar, Selanikli Nazım gibilerinde etki*siyle hareket gelişti, nizamnamesi ha*zırlandı. Tüm Osmanlıları uyarmayı amaç edinen Cemiyet (mad. 1), kadın-erkek tüm Osmanlılara açıktı. 3. mad*desiyle “hükümet yönetiminde insan haklarının koruyucusu ve uygarlıkta ilerlemenin kaynağı olan meşveret yö*netimine yardım (muavenet) ve destek olmayı (müzaharet) görev olarak görü*yordu. Cemiyetin merkezi İstanbul’da*dır.
1897’de Osmanlı Yunan Savaşı’nda kazanılan başarı üzerine Abdülhamit, Cemiyeti, dolayısıyla Jön Türkler’i çözmek için bazı ödünler verdi. Ağustos 1897’de II. Abdülhamit ile Jön Türkler arasında bir tür bırakışma (mütareke) yapıldı. Damat Mahmut Paşa’nın oğlu Ali Haydar Mithat ve Arnavut İsmail Kemal Avrupa’ya ka*çınca Cenevre’de yayınını sürdüren Osmanlı gazetesi çevresinde Jön Türk Hareketi ve cemiyetin çalışmaları bir kez daha canlandı. Gazete Londra ve Folkestone’de de yayımlanmaya başla*dı. Tiran, Köstence, Dobruca, Şumnu, Plevne, Sofya, Vidin, İşkodra gibi Balkan kentlerinde örgütlenme hızlan*dı. Bu arada Damat Mahmut Paşa’nın oğulları Prens Sabahattin ve Lütfullah beyler, Jön Türk cemiyetlerini bir mer*kezde toplamak ve ortak bir hareket çizgisi belirlemek üzere 4 Şubat 1902′ de Paris’te gizli bir kongre çağrısı yap*tılar. 40 kadar delegenin katıldığı kongrede Türk, Arap, Rum, Ermeni, Çerkez ve Kürtler ulus olarak temsil edildi. Kongre öngörülen iç devrimde yalnız yayın ve propagandanın yeterli olmayacağı, bu nedenle;
a) Askeri güç*lerin (ordu)
b) Yabancı ülkelerin des*teğinin sağlanması
tezlerini ele aldıysa da özellikle 2. tez kongrede ikilik ya*rattı. Prens Sabahattin önderliğinde ya*bancı desteğinden yana olanlar 1906’da Teşebbüsü Şahsi ve Ademi Merke*ziyet Cemiyeti”ni kurarak ayrıldılar.
Yabancı karışmasına karşı olanlar 1904’de Ahmet Rıza başkanlığındaki cemiyetin adını “Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti” olarak değiştiler. Os*manlı Terakki ve İttihat Cemiyeti dü*şünsel kaynağını Fransız pozitivizmin*den alan Türklerin etkinliğindeki seç*kinlerin oluşturduğu merkezi bir hükü*metle koyu bir Osmanlıcılık savunu*yor, hanedanı birleştirici bir öğe olarak görüyordu. Ordu fetih geleneğine dayanacağı, yerde vatanseverliği ilke edinmeliydi. Bu görüşler 1902’den son*ra cemiyetin Nizamname-i Esasisi’ne de yansıdı.
Bu arada Balkanlar’da yo*ğunlaşan milliyetçilik hareketleri, ce*miyetin özellikle Makedonya’da hızla gelişmesini sağladı. Bu arada ordu içinde de bazı dernekler kurulmaya başlandı. Cemiyet 2. ve 3. Ordunun bulunduğu yerlerde ordu içinde örgüt*lenmeye hız verdi. İttihat ve Terakki Cemiyeti askeri güçlerin de desteğini sağlayarak Selanik’te başlattığı hareke*tin, gösterilerin genişlemesi ile İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesini sağlayan baskıyı hazırladı. II. Abdülhamit’in Hattı Hümayunu ile 11 Temmuz 1908′ de 1876 Kanuni Esasisi’nin yeniden yürürlüğe girmesiyle ikinci Meşrutiyet dönemi başladı. 24 Temmuz 1908’de Mebusan ve Ayan meclisleri toplantı*ya çağrıldı. Böylece İttihat ve Terakki Cemiyeti II. Abdülhamit’i 1876 Anayasası’na uymaya zorlamak amacının üstünde ansızın ülke yönetiminde etkinliğe ulaştı. Hazırlıksız olması nede*niyle de yönetimi ele almayıp denetle*me görevi üstlenmeyi yeğledi.
Kâmil Paşa’nın kabineyi kurması sağlandı (7 Ağustos 1908). Harbiye ve Bahriye nazırları doğrudan Cemiyet tarafından belirlendi, bu arada kendi meşrutiyeti*ni sağlamak için asker okul ve birlik*lerde komutanlara, Kanuni Esasi’ye, padişaha, vatana ve millete bağlılık yeminleri ettirdi. Kasım-Aralık 1908′ de yeni Mebusan Meclisi için vilayet*lerde yapılan iki dereceli seçimlerde Cemiyet’in adayları ezici çoğunlukla Meclise girdi. Bu çelişkiyi gidermek için cemiyetin olduğu gibi kalması, Meclis’teki mebusların İttihat ve Te*rakki Fırkası’nı oluşturması düşünüldü. Böylece sultanın yürütme gücü yasa*ma meclisinde de cemiyetin denetimi*ne girdiyse de karşıt kıpırtılar başladı.
Prens Sabahattin’in çabalarıyla kurulan Ahrar Fırkası’nın gerçekçi muhalefeti, gazeteci Hasan Fehmi’nin öldürülmesi, dinci kesimin sesini yükseltmesine fır*sat verdi. Askerlerin etkinliğiyle Ce*miyet Şubat 1909’da Mecliste Kâmil Paşa’ya güvensizliğini bildirerek dü*şürdü. Yerine Hüseyin Hilmi Paşa hü*kümeti kurulduysa da (13 Şubat 1909) gelişen dinci muhalefet, Derviş Vah*deti ve Volkan Gazetesi’nin etkisiyle 31 Mart (13 Nisan) 1909 olaylarına yol açtı. Ayaklanmacılar şeriatın tam uygulanmasını, kovuşturmaya uğrama*malarını, hükümetin istifasını ve İtti*hatçıların dağıtılmasını istiyorlardı. II. Abdülhamit sadrazamlığa Tevfik Paşa’yı atadı, birçok genç subay ve Cemiyet önde gelenleri İstanbul’dan ayrıldı; öyle ki bir anda Cemiyet İstanbul’da silindi. Bunun üzerine Selanik’te bulunan 3. Ordu Komutanı Mahmut Şevket Paşa komutasında oluşturulan Hareket Or*dusu 14 Mart (24 Nisan) 1909’da İstanbul’a girerek ayaklanmayı bastırdı. 17 Mart (27 Nisan) 1909’da da II. Ab*dülhamit tahttan indirildi ve Cemiyet etkinliğini yeniden kurmuş oldu.
Ce*miyet bu olaydan sonra bazı yasallaştırma çabalarına girdi. Ağustos 1909′ da 1876 Kanuni Esasisi’nde köklü de*ğişikliğe gidilmesiyle yeni bir Kanuni Esasi doğdu. Bu arada Eylül-Ekim 1909’da cemiyet Selanik’te gizli olarak kongresini topladı. Bu kongrede asker*lerin politika dışı kalması tezi geniş tartışmalara yol açtıysa da bir de yeni nizamname benimsendi. Bu nizamna*meyle Cemiyet artık gizlilikten kurtu*larak açıklık kazandı. 1913 Kongresi’nde benimsenen yeni nizamnameyle fırka dolaysız yoldan yine denetim al*tında tutulduysa da Cemiyet’in bir “Reis-i Umumi” başkanlığında “Mecli*si Umumi”ce yönetileceği hükmü geti*rildi. Bu nizamnameyle İttihat ve Te*rakki kendini bir siyasal fırka olarak duyurdu. Ardından da “cemiyet” söz*cüğünü kaldırdı.
1913’e gelinceye ka*dar İttihat ve Terakki bir yandan ülke*de kökleşirken öte yandan kendi içinde çözülmeyi sürdürdü. Hakkı Paşa hükü*meti 1911’de istifa etti; yeni hükümeti Sait Paşa kurdu. Yeni hükümette İtti*hat ve Terakki daha etkindi. Ancak 31 Mart Olayı’nı bastırmakla güçlü bir konuma kavuşan Mahmut Şevket Paşa’yı dışlamak için yoğun çabaya girdi. Değişik bir taktikle Mahmut Şevket Paşa uzaklaştırıldı. 16 Temmuz’da da Sait Paşa hükümeti ayrıldı. Çeşitli ge*lişmelerin ardında hükümeti partiler üstü görünümde olan Gazi Ahmet Muh*tar Paşa kurduysa (21 Temmuz 1912) 29 Ekim 1912’de istifa etti. Hükümeti yeniden Kâmil Paşa kurdu.
Hükümet Balkan ulusları arasındaki çatışmadan yararlanarak bir de Edirne’yi dış baskı*ların da etkisiyle düşmana bırakınca İt*tihat ve Terakki Fırkası 23 Ocak 1913’te Babıali’ye bir baskın düzenle*yerek Kamil Paşa hükümetini düşürdü. Hükümeti kurmakla Mahmut Şevket Paşa görevlendirildi, birçok muhalif tutuklandı, birçoğu da Avrupa’ya kaçtı. Mahmut Şevket Paşa hükümeti Edir*ne’yi düşmana bırakmak zorunda kal*dı. Bu olay içte yeniden yoğun bir mu*halefet başlattı. 11 Haziran 1913’te Mahmut Şevket Paşa bir suikast sonu*cu öldürülerek darbe başlatılmak istendiyse de İttihat ve Terakki duruma egemen olarak yeniden yoğun bir mu*halif tutuklamasına girişti. Bu olay üzerine İttihat ve Terakki etkin bir yü*rütme dönemine de girdi. Sait Halim Paşa’ya kurdurulan hükümette ilk kez İttihat ve Terakki yönetim doğrudan eline aldı. Yeni hükümet, Edirne’yi ge*ri almakla (Temmuz 1913) İttihat ve Terakkiye önemli bir başarı kazandır*dı. Bu arada Enver Paşa Harbiye Nazı*rı oldu. Enver Paşa alaylı ve yaşlı su*bayları ayıkladı. Bu koşullar altında 1913 sonlarında yapılan seçimlerde İt*tihat ve Terakki adayları seçimlere egemen oldu.
Meclis 14 Mayıs 1914’te Göben ve Breslau adlı iki Alman gemisi Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’a geldi. 29 Ekim 1914’te de bu gemiler Sivastopol ve Odessa limanla*rını bombalayınca Rusya, 5 Kasım 1914’te İnglitere ve Fransa Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ettiler. 11 Kasım*’da da İttihat Terakki hükümeti İtilaf devletlerine savaş, 23 Kasımda da Cihad-ı Ekber açtı, Enver Paşa başkomu*tanlığa getirildi, Osmanlı Devleti’ni sa*vaş boyu Alman çıkarları doğrultusun*da yönetti. Sait Halim Paşa sadrazam*lıktan ayrıldı (4 Şubat 1917); yerine İt*tihat ve Terakki’nin sivil kanadıınn gerçek önderi Talat Paşa sadrazam ol*du.
Savaş sırasında Ermenilerin içten vurma tavırları karşısında orduya 1915’te verilen göç ettirme (tehcir) uygula*ması hızlandırıldı. Ancak Talat Paşa hükümeti de bazı küçük iç başarıların ve yasa değişikliklerinin dışında başarı sağlayamadı. İtilaf devletlerinin cep*helerde başarı kazanmaları üzerine Ta*lat Paşa 4 Ekim 1918’de görevinden ayrıldı. 30 Ekim 1918’de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesi’ni imzaladı. Bu arada bazı bakanlar İttihat ve Terakki’den koptular. 1 Kasım 1918′ de İttihat Terakki Kongresi toplandı. Aynı gece Talat, Enver, Cemal paşalar ve birçok ileri gelen İttihatçı yurt dışı*na kaçtı. 5 Kasım 1918’de İttihat Te*rakki Kongresi kendini feshetti. Yerine Teceddüt Fırkası’nın (Yenilik Partisi) kurulmasını benimsedi. Böylece huku*ki olarak tarihe karışan İttihat ve Te*rakki, düşünce olarak varlığını gerek Kurtuluş Savaşı sırasında gerek Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde ve sonra*sında da sürdürdü.
buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:49 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd.
karşıyaka escort bursa escort bursa escort bursa escort bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis sakarya escort sakarya escort pendik escort bayan tuzla escort maltepe escort escort kartal ataşehir escort kadıköy escort bostancı escort seks hikayeleri gaziantep escort ankara escort markantalya escort gaziantep escort izmir escort