SanalBilge.NET  

Go Back   SanalBilge.NET > Eğitim > Eğitim Bölümleri > Tarih Ve İnkilap

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 12-11-2015, 09:22 PM   #1
Senior Member
 
Üyelik tarihi: Apr 2015
Mesajlar: 14.126
Standart Kubilay Olayı İle ilgili Bilgi

Kubilay Olayı Hakkında Bilgi


Kubilay Olayı, 23 Aralık 1930 günü, İzmir’in Menemen kazasında, öğretmen-yedeksubay Mustafa Fehmi Kubilay’ın ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki’nin bir grup yobaz tarafından öldürülmesiyle başlayan, hemen peşinden kurulan Divanı Harp’te de olayın failleri olarak yargılanan maznunlara çeşitli cezalar verilmesiyle sonuçlanmış bir olaylar zincirini içerir.
Olaylar Menemen’de akım ettiği için Menemen Olayı da denmektedir, ancak çoğu Menemen dışından belli bir grubun faili olduğu olay için kazanın bütününün isminin kullanılmaması daha doğrudur.
Politik bağlamda da Kubilay Olayı, 1930′da Ali Fethi Okyar tarafından Atatürk’ün tavsiyesiyle heyetmiş olan ve 17 Kasım 1930′da kendi kendini fesheden, Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci ana muhalefet partisi Serbest Fırka’nın 99 günlük varlığı ile bir arada değerlendirilmektedir.
Mustafa Fehmi Kubilay 1930 seneninde Menemen’de yedeksubay sıfatıyla askerlik görevini yapmaktaydı. 23 Aralık 1930 sabahı Menemen’de cereyan eden hadiseler genel anlatıma göre şu seyri izlemiştir: Sabahın erken saatlerinde, çember sakallı, başlarında sarık, sırtlarında cüppe, Manisa’dan o gün gelmiş dördü silahlı altı meczup, belediye alanında tekbir getirerek dolaşmaya başladı. Kimi kaynaklar içki ve uyuşturucu tesirine atıfta bulunmakta iken, maznunlardan Sütçü Mehmet Emin sonradan ifadesinde Nakşibendilik tarikatına mensubiyet göndermelerinde bulunmuş, Manisa’da vaazında bulundukları hocaları saymıştır. Grup “biz şeriat silahlı gücüyüz” diyerek Menemen Müftü Camiine girmiştir. Elebaşı, Giritli Derviş Mehmet, yanında da Şamdan Mehmet, Sütçü Mehmet Emin, Nalıncı Hasan, Küçük Hasan vardı. Derviş Mehmet camide namaz kılanlara kendini “Mehdi” olarak tanıttı ve dini savunmaya geldiklerini söyledi. Arkalarında 70 bin kişilik Halife silahlı gücü olduğunu, öğle saatlerine kadar şeriat bayrağı altında toplanmayanların kılıçtan geçirileceğini söyledi. Camideki yeşil bayrağı alıp uzun bir sopaya taktılar ve Menemen şehir alanında kazdıkları bir çukura diktiler. Bayrağın etrafında dönmeye, tekbir getirmeye, zikretmeye ve “Şapka giyen kafirdir! Yakında yeniden şeriata dönülecektir.” diye bağırmaya başladılar. Bayrağın altından ahaliden bir takım kişileri (bir fabrikada çalışan Hayimoğlu Jozef de dahil) geçirdiler. Kasabaya halife silahlı gücünün geleceği iddiası saf insanları korkuttu.
Olayların kazadaki askeri beraber duyulmasıyla, bir bilgiye göre; alay komutanı, yedeksubay Kubilay’ı bir manga askerle beraber olay yerine gönderdi, başka bir bilgiye göre ise Kubilay yalnızca alandan geçmekteydi. Askeri birlik sevki senaryosunda Kubilay ve askerlerin silahlarında kurşun bulunmamakta olup, süngü takmışlardı. Kubilay, askerlerini alan girişinde bırakarak, göstericilerden teslim olmalarını istedi. O anda gruptan açılan ateş neticesi yere düştü. Meydandan geçmekte olduğu senaryosunda, Kubilay üniformasının kendisini savunacağına güvenerek tahrikçilere tek başına yaklaşmış ve Derviş Mehmet ile tartışmaya başladı, hem de ona bir tokat atmış ve bunun üzerine Derviş Mehmet tarafından vurulmuştu. Görgü şahitlerinin çoklukla doğruladıkları üzere, Kubilay yaralı halde cami avlusuna sığındıysa da, Derviş Mehmet ve arkadaşları peşisıra geldiler. Derviş Mehmet, çantasını açıp testere ağızlı bağ bıçağını çıkardı ve yaralı yedeksubay Kubilay’ın başını kesti. Kesik başı yeşil bayrağın sopasına dikmeye çalıştılar ancak muvaffak olamadılar. Birisi ip getirdi ve Kubilay’ın başı yeşil bayrağın dikili olduğu sopaya iple bağlandı. Olay yerine yetişen Bekçi Hasan ateş edip gruptan birini yaraladı. Ancak açılan ateş neticesi o da can verdi. Arkadaşının yardımına koşan Bekçi Şevki de açılan ateş neticesi can verdi.
Bu evrede askeri birlik yetişir. Komutan “Teslim olun!” diye bağırır. Ancak olay çatışmaya dönüşür ve askeri birlik ateş eder. Göstericilerden Derviş Mehmet de dahil bazıları yere serilirken, bazıları kaçar. Daha sonra hepsi ansızın yakalanır.
Kubilay Olayı, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 1925′deki Şeyh Said Başkaldırınından sonra şahit olduğu ikinci ehemmiyetli irtica olayıdır.
Devlet sert reaksiyon gösterdi. 27 Aralık 1930 günü Dolmabahçe Sarayı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın başkanlığında bu konuda bir toplantı yapıldı. Kaynakların ifadesine göre, Atatürk, Kubilay Olayına çok kızmıştı. Daha birkaç sene önce Yunan İşgalinin acısını tatmış bir muhitte bu olayın olması üzerine, bazı kaynaklara göre, kazanın haritadan silinmesini buyurdu. Sonrası gün de, “Böyle buyruklar verirsem, uygulamayın, sonra bir daha mesele”, diye konuştu. 28 Aralık 1930′da silahlı güce gönderdiği başsağlığı telgrafında, “Gericilerin gösterdiği vahşet karşısında Menemen’deki ahaliden bazılarının alkışla tasvipkar bulunmalarının bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir hadise” olduğunu belirtti.
31 Aralık 1930 günü Menemen kazası ile Manisa ve Balıkesir’in merkez kazalarında 1 Ocak 1931’den itibaren 1 ay müddet ile Fahrettin Altay kumandasında sıkıyönetim duyuru edilmiş ve 1. Kolordu Komutan Vekili General Mustafa Muğlalı başkanlığında bir Divanı Harp heyetmiştir. 7 Ocak 1931′de bu sefer İzmir’de yeniden Mustafa Kemal Paşa başkanlığında ikinci bir toplantı yapıldı. Olaya direk veya endirekt katılan 105 maznun (anayasayı cebren tağyir, eyleme iştirak, azmettirme veya Mehdi Mehmedin Mehdiliği için harekete geçtiğini bildikleri halde vaktinde Hükümete haber vermedikleri ve dergahların seddinden sonra ayini tarikat icra ettikleri suçlamalarıyla) 15 Ocak 1931′den itibaren Divanı Harp’te yargılanmaya başlandı, 24 Ocak 1931 günü iddia belgesi okundu ve 29 Ocak 1931 günü mahkeme 36 (can vermiş olan bir maznun ile 37) kişinin idama mahkum edilmesine, 40 kişinin sorumsuzluğu hasebiyle salıverilmesine, 27 maznunun beraatine, 41 kişiye çeşitli mapus cezaları verilmesine hükmetti ve karar Meclis’in onayına sunuldu. İdam kararlılarının 6′sının yaşı küçük olduğundan, onların ölüm cezaları ağır mapusa çevrildi. T.B.M.M. Adalet Divanı ayrı olarak iki idamlığın cezasını 2 sene mapusa çevirdi.
Kalan 28 maznun, 3 Şubat 1931 gecesi Menemen’de idam edildi. Bazıları Kubilay’ın başının kesildiği yerde asıldı. Mahkumlardan biri idam sehpasının önünden kaçabildi. İki hafta sonra yakalandı ve sonrası gün idam edildi. Olayın hemen ardından Menemen’de devrim şehidi iki bekçi ve Kubilay yerine abide dikildi. Anıtın üzerinde şöyle yazar:
“İnandılar, kavga ettiler, can verdiler. Bıraktıkları emanetin bekçisiyiz.”
Sıkıyönetim, 28 Şubat 1931’de Manisa ve Balıkesir’den, 8 Mart 1931′de de Menemen’den kaldırıldı.

buse isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 12:27 AM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.9
Copyright ©2000 - 2020, Jelsoft Enterprises Ltd.
porno izle Bodrum rent a car bursa escort bursa escort bursa escort free bets bahis güvenilir bahis illegal bahis bahis siteleri bahis siteleri canlı bahis izmir escort sakarya travesti abcd